Friday, October 20, 2006

tombul eller

El ele tutusularak oynanilan oyunlar vardir cacuklarin oynadigi, en azindan biz kucukkene oyleydi. Cember olur doner, sarki soylerdik, sonra birisinin ismini soylerdik, o kisi bisi yapardi, cok eglenceli gelirdi bu bize, cok gulerdik. Genelde kizlar oynardi bunu. 5-6 kiz. Macir kizlari beyaz ve tombul olurlardi genelde. Benim kardesimde biraz oyleydi, tombis tombisti elleri. Benim ellerim zayif ve catlak olurlardi, hatta o kadar catlaktiki kanardi catlaklar, cok camur oynadigim icin oyle oldugunu soylerdi annem. Camurdan kucuk heykelcikler yapmaya bayilirdim, oyleki cok ustalasmistim bu konuda. Yuzlerce sanat eserim vardi. Birkersinde tam takim bir bebek evi yapmistim, koltuklar, yataklar, banyo, tuvalet herseyiyle. Her aksam sicak limonlu suyun icinde tutardi ellerimizi hepimizin, hepimiz demek uc kardes, sonra kremlerdi kadincagiz bi guzel ama genede pek ise yaramazdi. Hep catlak catlaktilar. Bir bahar gunu ogretmenimiz dersimizi disarda isliyordu, dersin ortasinda nedendir bilinmez, belki ben soz almistim, belki ogretmenime ilk defa cok yakin oturuyordum, belkide hakkaten o gune kadar farketmedigim kadar cirkindi ellerim, aslinda beni sevdiginide dusunurdum sinifin en caliskan ogrencisi oldugum icin bide hep beni secerdi gosteriler icin filan ne biliim. Ellerime bakti ve dediki '' kizim ayse o ellerin nasil catlak catlak oyle, bisiler yapsana'' yada buna benzer bisi iste. 3. sinifim iste ozaman ve cadinin tekiyim, baska birisi olsa hemen lafi yapistiririm ama ogretmenimin canim benim ellerimi farketmisti ve begenmemisti, sulu gozlu oldugumdan sadece icerlemeyip bide agladim galiba. Anneme soyledimmi hatirlamiyorum, soylememisimdir. Cocuktum unuttum gitti. Cember olup el ele tutusarak oyun oynamaya devam ettik ve ben o oyunlardaki tombul beyaz elli kizlarin ellerine cok ozendim.
Acaba cinli kucuk kizlarinda boyle ozentileri varmidir, hepsi zayif ve kuru sanki. Ben simdi cikiim Taipei sokaklarina bi kontrol ediim....

Saturday, October 14, 2006

Cince sokaklar

Taiwan degisikmis. Bir haftadir burdayim, adresimi bilmiyorum ezberden, zaten soyleyince kimsede anlamiyo. Taksiye biniyorum, taksiciye elimde uzerinde cince bisiler yazili olan kard visiti veriyorum, yolun karsisindaki emlakciya ait. Latin alfebesi burdakilere biraz yabanci. Dun aksam kendin pisir bir mekana gittik. Gece pazarinin orda. Cince bilen arkadasimizda ordaydi. Hic bir ulkede olmadigi kadar kendimizi sudan cikmis balik gibi hissettik birlikte sonradan vardigimiz arkadasimizla. Pisirecegimiz yiyeceklerin yarisindan fazlasinin ne oldugu hakkinda pek bir bilgimiz yoktu. Var olanlarinda cogunun nasil pisirileceginden emin degildik. Iki secenegin var, ya derince buyuk bir kapta izgara yapabilirsin yada icinde bir suru bilmedigimiz madde bulundugu halde kaynayan siviya atip haslayabilirsin. Sonra soslar. Hangi sos hangi yiyecek icin. Ben herseyden bir parca alip cogunu kizaratarak bir hayli yedim. Hatta etlerve otlarla teriyaki ye benzer bisi yaptim fenada olmadi. Diger asya ulkelerinde gormustum. Arkadasimsa daha saskin durumdaydi. Taiwan ilk defa asyada olmak icin secilebilecek en hardcore ulkelerden biriymis, anladim.

çocuk

soğuk ve şehirlerarası
otobüslerde vazgeçtim
çocuk olmaktan

Pamela




Pamela koyduk adini, balkonumuza konmustu. Birden sevivermistik onu. Ilk ev hayvanimiz. Hatta ise gittigimde evde kalan cicim web kamerasiylan bana canli yayin yapti; balkonumuzda Pamela, arkasinda bogaz. Ucamaz saniyoduk o kiloyla, uctu gitti Pamela gene kameradan ben ona bakarken.

2.

A.H.
güzel, gövden sürgünlüğümdür benim nerde olursan ol orayı anlatır bana/güzel, gövdenin durgun derin ırmağı biliyor musun sen bir şiire girmek gibisin eflatun bir şiire/ben gelirdim bir yağmur sesinin yanı sıra yağardı/Gelirdim senin kara saçların güzel yüzünde isli cıplaklığının düğümünde dönerdim.

Belle

PARILTI

Ateş gibi bir nehr akıyordu
Ruhumla o ruhun arasından
Bahsetti derinden ona halim
Aşkın bu onulmaz yarasından.
Vurdukça bu nehrin ona aksi
Kaçtım o bakıştan, o dudaktan
Baktım ona sesizce uzaktan
Vurdukça bu aşkın ona aksi.

AHMET HASIM